Own free website with 1 GB free space?
   
  ASLINI İNKAR ETMEYENLER
  ŞİİR
 
BENDEDİR
Ne azap, ne sitem bu yalnızlıktan,
Kime ne aşılmaz duvar bendedir.

Süslenmiş gemiler geçse açıktan,

Sanırım gittiği diyar bendedir.

*** Yaram var, havanlar dövemez merhem; Yüküm var, bulamaz pazarlar merhem. Ne çıkar, bir yola düşmemiş gölgem; Yollar ki,Allah’a çıkar bendedir. Üstad Necip Fazıl KISAKÜREK/Çile, sf.66/1936

                        ŞİİR

                  HASTANEDE

  Vak’a  Halkalı  Ziraat  Mektebi’nde geçmiştir

 

-Bence,  doktor, onu siz  bir  soyarak dinleyiniz;

Hastalık çünkü değil  öyle  ehemmiyetsiz,

Sâde bir nezle-i sadriyye mi illet? Nerde?

Çocuğun  hâli fenalâştı  şu son  günlerde.

Ameliyyâta  çıkarken sınıf  on  gün  evvel,

Bu da  gelmez mi, dedim:  “Kim dedi, oğlum, sana ,gel?

Nöbet  üstünde  adam  kaçmalı yorgunluktan,

Hadi  yavrum, hadi, söz  dinle de bir  parça  uzan.”

O zamandan  beridir za’fi terakkî  ediyor;

Görünen:Bir daha kalkması artık  pek zor.

Uyku  yokmuş; gece  hep öksürüyormuş; ateşin

Olmuyormuş azıcık  dindiği…

             -Ben zâten  işin,

…………………………
…………………………
…………………………

(Kısaltılarak  yazılmıştır)

M.Akif  ERSOY   Safahat,  Sh.7

 
 
DEYİNCE

Aklıma hemen  ayva  gelir, nar gelir

                                 Meyve deyince.

Akşamın  içinden  çıplak ayaklar,  kollar  gelir

                                Yoksul  deyince.

Gözlerimde  bembeyaz minareler  yükselir

                                 Taş  deyince.

Aklıma  hemen  yağmurlar  gelir, ölümüm gelir

                                Toprak  deyince.

Güvercinleriyle  eski  Beyazıt  gelir  aklıma

                                Sokak  deyince.

Birden  içim çekilir,  bir  kadın  el  sallar,

Yüzlerce  tekerlek  içimde  dönmeye  başlar

                                Tren  deyince.

Pırıl  pırıl  bir çift  pabuç  gelir  aklıma

                                 Pahalı  deyince.

Dünyada  yapayalnız   kalıveririm birden,

                                 Salı  deyince.

Aklıma anam  gelir,  ağlayasım  gelir,

                                Ferdâne deyince.

Lâ lâpa kar  yağar  mosmor  avuçlarıma

Yamalı  pantolonum  gelir, gömleğim  gelir

                                  Yama deyince.

Beş  el  ateş  edilir,  babam  vurulur,

Bir  kadın namaza  durur  gözlerimin içinde

                                   Cuma  deyince.

Kestane ağacının yaprakları  dökülür,

Eli  sopalı  bir adam  dikilir  hışım  hışım

Karşıma,

                                    Yaz  deyince.

Faik  BAYSAL/Bir  Şiirin  Hikayesi  sf.182-183

  NUR
Sen  ol  dersin  ve  olur!
 
Pırıltı  dolu  billûr,
Çığlık  içinde  fağfur.
Bir  renk  bize  öteden
Ve   bir  ses,  o besteden;
Nur  bize  Allah’ım,  nur!
 
Büyük   divan  ve  huzur…
Bekliyor  mezarı  Sûr.
Sonsuzluk,  ölümsüzlük,
Bitmez,  tükenmez  düzlük;
Nur  bize, Allah’ım  nur!
 
Güneşi  tuttu   çamur;
Elmas  mahçup,  zift  mağrur.
Yakın,  kandili  yakın;
Ne  donanma,  ne  yangın;
Nur  bize, Allah’ım  nur!
 
Sen  ol  dersin  ve  olur!
USTAD,  Necip  Fazıl  KISAKÜREK/Çile/1947
 
 
SELAM  OLSUN

Subaşından  selam  olsun

Bütün  Sivas’lı  hemşehrilerime

Elleri  kalem  tutan  bütün  gençliğe

Subaşından  selam  olsun

 

Sılada  hasret  çeken  bütün  aşıklara

Vatan  kokusunu  özleyen  bütün  yurttaşlarıma

Elleri  nasırlaşmış  yiğitlerime

Subaşından  selam  olsun

 

Yürekleri  evlat  acısıyla  yanan

Öpülesi  ellerine  mendil  yakıştıran

Yiğit  analarına

Subaşından  selam  olsun

 

Türkiye’nin  güzel  insanlarına

Yüreği  burkulan  insanlarına

Şiir  tadında  mutlulukla

Subaşından  selam  olsun

Nurcan  SUBAŞI/Sevginin  Bedeli/Sf.:

ESTERGON KALESİ

Son gözde, sultan oldu bugün;

Sahneler saray…

Şahane bir yaz akşamı,

Teflerde doğdu ay.

Bir memleket kızıyle, n e hoştur

Yürek yürek.

Ey şanlı türküler, sizi

Birlikte söylemek!

Tellerde sevgiler ötüşürken

Civil civil,

Birden nöbet çalar gibi,

Mehterleşir fasıl.

Dur, dinle yolcu, mehterleşen

Bu türküyü !

Sazlarla söylemekte Perihan,

Bu türküyü.

Germekte Türk sanatının erkek

Elleri,

Serhatte yay gerer gibi tamburda

Telleri…

Tambur, kemence, cümbüş el

Atmış uzaklara,

Sözlerde sığmıyor, bre dilber

Dudaklara !

Var kuvvetiyle ortada hummalı

Bir yarış,

Maden, kiriş, ağaç, deri, tel, yay,

Gögüs, kamış.

Estergon önlerindeki destanca

Haykırış.

Bir sıçrayışta takvimin üstünden

Atlamış.

Kanunu tırmalar gibi eller

Koşuşmada…

Güfteyle beste, sanki bu akşam

Kavuşmada;

Gümbürdemekte darbukalar,

Kubbeler gibi…

Tefler, zamanı avucuna almış

Eler gibi.

Gördüm, saz olmuş eski silahlar;

Demir,bakır…

Zillerde atlılar yola çıkmış

Şakır şakır,

Yıllar boyunca yolları tutmuş

Onun sesi;
Estergon’un nabızları,
Estergon’un sesi!

Yaylarda Usturumca’dan, Tuna’dan kalma

Bir akış…

Mızrapların tiğiyle yürekler, nakış

Nakış.

Mızrak değil, bir eski akından

Bu darbeler.

Vur,kır, kopar, dağıt bre Şahin

Ki telleri

Estergon’un bizim değil, artık

Güzelleri!

Gülbenkten, savaş borusundan,

Uğultudan

Toprakta-şimdi- kökler uyanmakta

Uykudan.

Yollarda kaldı kervanımın çıngırak

Sesi!

Vursun şakaklarımda zamanın

Ayak sesi!

Dur, dinle yolcu, dillere destan

Bu türküyü;

Sazlarda söylemekte Perihan,

Bu türküyü!

ARİF NİHAT ASYA/Bir Şiirin Hikayesi

FÂTİH CÂMİİ

Yatarken yerde ilhâdiyle haşr olmuş sefil efkâr,

Yarıp edvârı yükselmiş bu müthiş heykel-i ikrâr.

Siyeh reng-i dalâlet bir bulut şeklinde mâzîler,

Civârından kaçar, bulmaksızın bir lahza istikrâr;

Ziyâ-rîz-i hakîkat bir seher tavrında müstakbel,

Gelir fevkinden eyler sermedî binlerce nûr îsâr.

Derâgûş etmek ister nâzenîn-i bezm-i lâhûtu:

Kol açmış her menârı sanki bir ûmmîd-i cür’etkâr!

O revzenler, nazarlardan nihân dîdârâ müstağrak

Birer gözdür ki sıyrılmış önünden perde-i esrâr.

Bu kudsî ma’bedin üstünde tâbân fevc fevc ervâh,

Bu ulvî kubbenin altında cûşân mevc mevc envâr.

Tecessüd eylemiş gûya ki subhun rûh-ı mahrûr;

Semâdan yahud inmiş hâke, Sinâ-reng olup, Dîdâr!

Tabîat perde-pûş-i zulmat olmuş, hâbe dalmışken,

O, gûyâ kalb-i nûrânîsidir leylin durur bîdâr.

Evet bir kalbdir bir kalb-i cûşâcûş-i âşıktır,

Ki cevfinden demâdem yükselir bin nâle-i ezkâr.

………………………………………………………..
………………………………………………………..
………………………………………………………..
M. Akif ERSOY/Safahat
 
 
  Kasım2007'den bugüne kadar 17702 ziyaretçi